İnanmaya dair

 

Bele dayanmış köylü ve kitabı mukaddes balıkçısı… basitten özele var olan her kurgu

Tüm bu kurguların içinde sen… en güzel hikaye sensin

Çırağan caddesinde ruhum her çarşamba bir koru yol geçer. Birkaç durak gider, vapura biner. Bir yerlerde hep seni bekler. Kaprisli denizde dalga… senin vapurun hep geç gelir. Denizlerin taşıdığı en güzel şeysin. 

Tiranların kuvvetlerini ikinci kattan, canlı müziği üçüncü kattan dinleriz. Eşlik edersin belki. Dudaklarında birkaç sözle çok güzelsin. 

Bişey olmadı sadece bakıyorum. Venedikli bankerlerin sanat sevdasını anlamaya çalışıyorum. Servetle yaratılan estetik, yerini tutamamış. Gördüğüm en güzel şeysin. 

Kalem mi çektin, Rujunu mu dağıttık? Iyi yaptık. Gökyüzündeki bulutları da dağıtalım. Toprağı, taşı… yağmurla paylaşmadan. Seni bulutlarla paylaşmadan… sahillerde sevişelim.

Sevdiğine inanmak, işportacıların gürültülerine kanmak. Her şey olup biterken ruhum zincir dükkanlar ve esnaf lokantalarında sana eşlik eder. Soğuk da bana eşlik eder ama önemi yok. Koluma girip yaslansan… bunun bir önemi var… eşlik ettiğim en güzel şeysin.

Tunus Fransızlara, Mısır İngilizlere, Suzan sana, ben sana -az biraz- biraz biraz bağlıyız. Berlin kongresinden çıkma birkaç madde… içimdeki birkaç lakırdı ve düşünce… ayrılıkçı ve kaygılı… Tarafımca mahkemelerde yargınlanman gerek. 

Cürretkâr olmaktan caymak… gelmeyeceğin günleri görecek olmaktan, yazmaktan korkmak, soğuktan ve kuşluksuzluk vakitlerden… ağaçsızlık ve gözlerinden… bir avuç kahveciden de korkarım. Ya parka giyersek? Ondan da korkarım. Meşrebime korkuyu inançla ektin. İnandığım en güzel şeysin. 

Bir meftun var eden mabetler inşa etmek. İçinde yüce ikonlar ve dokunulmazlar... Dış dehlize bakarken ağlarsın… kor bir çift göz… kilise camı… yüzünde freskler ve boynunda mozaikler.  En güzel mabedim sensin.

Sana inandım ve eşlik ettim. Duvarların arasında diz çöktüm. Dinledim ve bekledim. Baktım ve gördüm. Şimdi tek isteğim seninle bir şiir daha yazmak. 

Yazdığım en güzel şiir sensin. 

Yorumlar